
PODYUM DÜNYASININ
KRALİÇESİYDİ… MODEL OLMAK
İSTEYEN GENÇ
KIZLARIN
ADETA İKONUYDU...
PODYUMLARDAN SONRA SAHNELERİ FETHEDEN GÜZEL:
TUĞBA ÖZAY
PODYUMLARDAN
SAHNELERE
GÜZEL YILDIZ, ŞARKILARIYLA “TUĞBA ÖZAY RÜZGARINI” ESTİRMEYE DEVAM EDİYOR. MUTLU BİR AİLE YAŞANTISINA SAHİP OLAN ÖZAY İLE ALBÜM ÇALIŞMALARINDAN YEMEK TERCİHLERİNE KADAR BİRÇOK KONUDA KONUŞTUK. İŞTE AYRINTILARI…

ikinci albümünüz “Üç Nokta” ile müzik kariyerinizde yeni bir sayfa açtınız. Yeni albümünüz hakkında bilgi verir misiniz?
Zaten şubatta ilk albümün Armoni çıkmıştı. Haziran’da ise Üç Nokta’ya hazırlık başladı… Albümlerimde sözler genellikle bana ait oluyor. Elimde birçok şarkı sözü ve şiir vardı bu yüzden de çok ara vermedim. Ağustos ayında da Üç Nokta çıktı. İçinde remixlerle birlikte 12 şarkı var. 2 şarkının sözleri de babama ait. Peki neden Üç Nokta?
Devamı olan anlamında, üç nokta biliyorsunuz devamlılığı simgeler. Üç nokta adında bir aşk şarkısı yazmıştım ve albümüme de bu ismi verdim. Albümdeki birçok şarkı size ait. Şarkılarınızın yaşanmış hikayeleri var mı?
Evet. Tabiî ki var… Her insan bir şeyler yaşar. Ben de yaşadım sen de yaşadın diğerleri de yaşadı. Aslında yaşanan her şey aynı, sadece insandan insana yaşama biçimi farklılık gösteriyor. Üç Nokta’nın hikayesi nedir peki?
Bir aşkın bitişini anlatıyorum bu şarkıda. İnsanlar neyin ne zaman biteceğini bilemezler ama bittiğinde de hayatın kaldığı yerden devam etmeli. Şarkıda da diyor zaten; “Seni cümle içinde kullanabilirdim elbet ama yok sende cümlelerin sonu ya ünlem ya soru işareti, hem de çok arada parantez açmışım yormuş bu parantezler beni.Senle cümlelere nokta koydum hayatıma üç nokta şimdi…”
Albüm hazırlık süreci nalsı geçti? Çok zor geçti ve hala zor geçiyor. Aslında sonrası her zaman daha zordur. Ortaya kendinizden bir şey koyuyorsunuz ve kabul edilir mi, beğenilir mi diye acabalar yaşıyorsunuz. Mesela podyumda ben çok küçük yaşta başladım ve çok emek harcadım. Kendimi kabul ettirdim. Aranan model oldum hep ama o orda kaldı. Müzik ise çok daha farklı. Modellik alanında nasıl otoriteysem burada da öyle olmak için çok çalışıyorum. İsmimin şanıyla yürümekten ziyade hakikaten iyi işler yaparak basamak atlamak istiyorum. Bu yüzden de ilk albümüm de ikinci albümüm de çok büyük bir emekle çıktı. Ama görüyorum ki ikinci albümümle her şey rayına oturmaya başladı.
Albümle ilgili nasıl tepkiler alıyorsunuz peki? Çok güzel tepkiler alıyorum. Konserlerime gelenler, özel gecelerde beni dinleyenler gerçekten çok beğeniyorlar. Mesela artık sosyal sorumluluk projelerinde yer almam için telefonlar yağıyor. Geçtiğimiz günlerde konsept bir gecede sahne aldım. Yeşilçam film müzikleriyle ilgiliydi.
Lüküs Hayattan tutun da, Aşk Eski Bir Yalana, Fosforlu Cevriye’den Bahçevan şarkısına kadar birçok eski şarkı söyledim ve aldığım tepkiler çok olumluydu. Bahar Öztab, Ahmet Selçuk İlkan, Sezen Cumhur Önal gibi değerli isimler de beğenilerini dile getirdiler. İşte bu beğeniler benim ne kadar doğru yolda ilerlediğimi gösterir zaten. Fakat şu da var ki iyi menajerlerden bazıları da albümü dinlediği zaman benim sanat yaptığımı, neden popüler şarkılar yapmadığımı söylediler. Ama benim amacım zaten sanat yapmak. Derin, insanların yüreğine hitap eden şarkılar yapmaktı ve bunu da becerdim. Aldığınız bu olumlu tepkilerden de anlaşılıyor ki “iyi model” Tuğba Özay olduğunuz için değil, şarkılarınız iyi olduğu için kabullendi müzik dünyası. Yani Ön yargılar da kalktı ortadan. Siz ne düşünüyorsunuz?
Öncelikle çok teşekkür ediyorum. Evet, manken olunca şarkı söyleyemezsin, müzik yapamazsın gibi görüyor insanlar. Ön yargıyla yaklaşıyorlar. Ya da ismim var diye ilerliyorum sanıyorlar. ‘Ön yargıları kırmak, atomu parçalamaktan daha zor’ demiş zamanında Einstein ve çok doğru söylemiş. Ama ben artık bunu kırdığımı düşünüyorum. Emin adımlarla ilerliyorum yolumda. Zaten babama beğendirebilmek Oxford’a girmek gibi bir şey.
Babam kendisi de yazar olduğu için her şeyi kabullenmez. Benim arkamda ve sırtımın yere geleceğini sanmıyorum. Müzik sizin için bir tutku mu yoksa kariyerinizin tamamlayıcısı mı?
Hem tutkum hem kariyerim için önemli. Maddi ve manevi kazanmak istiyorum. Çünkü ciddi bir yatırım yapıyorum. Öte yandan da önceliğim olan insanların benimsemesi.
Beste yaparken nasıl bir ruh haline bürünüyorsunuz? Yaşadıklarımdan da yola çıkıyorum, insanların yaşadıklarından da yola çıkıyorum.
Benim yaşadığım şeyler nasıl size hitap ediyorsa insanların yaşadıkları da bana öyle hitap ediyor. Aşk acısı çektin mi çektin, ben de çektim. Pişmanlığın oldu mu, benim de oldu. Ortak hisler var sonuçta ve ben de bunları düşünüyorum. Sonrasında da aktarıyorum. Evlilik nasıl gidiyor? Eşiniz içinde beste yapıyor musunuz?
Evlilik hayatım çok güzel gidiyor, rayında. Evet yapıyorum. Mesela ilk albümde ‘Yüreğimin Bekareti’ şarkısını eşim için yapmıştım.
|