
ARZU YAZILIKAYA
SORUNLARI SORUN YAPAN
BAKIŞ AÇIMIZDIR!
Hz. Mevlana Der ki;
“Sanma ki dert sadece sende var….
Sendeki derdi nimet sayanlarda var...
Hayatımız boyunca birçok sıkıntı ve tasalara gebe oluruz...”Güzel” diye tabir ettiğimiz anların varlığı kadar, sıkıntı, tasa dediğimiz anlarda yaşamın birer parçasıdır…
Mutlulukları yaşarken her şey güzeldir ve asla “Neden ben bu kadar mutluyum“ diye sormayız kendimize… Onu olduğu gibi kabul eder ve yaşarız; ama bir sorun olduğunda“ lanet olsun yine terslikler beni buldu” gibi olumsuz kelimelerle var olan durumu daha vahim hale getirerek çıkmaza sokarız kendimizi…
Sorunlar karşısında bakış açısı çok önemli yer teşkil eder... Sizin sorun dediğiniz durum, bir başkasının “şükür” dediği an olabilir… Bir nevi sizin dert dediğiniz, diğer kişinin dermanıdır… Örneğin; iyi bir iş yerinde çalışıyorsunuz, maaşınız ve size sunulan imkanlar mükemmel; fakat siz iş ortamında arkadaşlarınızla anlaşamadığınız için “ işimi sevmiyorum, bıktım artık, çalışmak istemiyorum” kelimelerini kullanırken, işsiz bir kişi ise sizin sahip olduklarınızı görünce sizin için “ne kadar şanslı” diyebilir….
Böyle bir durum karşısında işimizde ki sevdiğimiz yönlerin listesini yapıp onlara odaklanmak, hem olumlu bakmamızı hem de şükrederek daha fazlasını yaşamımıza çekmemize yardımcı olur…
Sorunlar bir yerde bizim için uyarıdır..Gizlice bize “düşüncelerine dikkat et; olumsuz düşünüyorsun” der… Sorun dediğimiz durumlar karşısında soruna odaklanmak yerine “ Ben neden bunu yaşıyorum?..”, “Neyi göremiyorum? vs. ufak yönlendirici sorularla bakış açımızı değiştirebiliriz... Çözüme odaklı düşünme hem sorunun içinde boğulmamamızı önlediği gibi hem de çözüme daha çabuk ulaşmamızı sağlar…
Sorunu belirlemek, kabul etmek çözümü daima hızlandırır... Kabullenmediğimiz sürece sıkıntımızın daha derinleşmesine sebep oluruz, hatta bu durumdan dolayı kişi ve kişiler suçlamaya başlarız… Sorumluluğu böylece üzerimize almaktan kaçarız... Suçlu ve sorumlu aramak değişimi yaratmayacağı gibi daha da çıkmaza sokacaktır ..
Biraz önceki örneğimizde ki gibi, çalıştığımız ortamda ki kişileri sevmek zorunda olmadığımız gibi onların da bizi sevmesi gerekmez…Biz sadece orda sahip olduklarımıza odaklanarak, şükrederek, bakış açımızı olumluya çektiğimiz için, olumsuz durumlarda artık bizi rahatsız etmeyecektir... Bir nevi kabullenip kendi sevgi ortamınızı yaratmış oluyoruz...
Yaşamda hiçbir şeyi, hiç kimseyi değiştiremezsiniz; ancak bakış açınızı değiştirerek yaşamınızı daha huzurlu, mutlu, sevgi dolu yapabilirsiniz…
|