Welcome to our Website. This main menu comes with tabs or submenus.
Check out what we have done! :)
Something you might want to know about us.
Don't be hesitated to contact us if you have something to say.

 



 

HOLLYWOOD’UN EN ÇOK KAZANAN KADINI

 

JULIA ROBERTS

 

ASLA FIRINDAN EKMEK ALMAYAN GÜZEL YILDIZ, KENDİ EKMEĞİNİ DE KENDİSİ PİŞİRİYOR. SABAH KALKTIĞINDA İLK İŞİ ILIK BİR BARDAK SU İÇMEK OLAN JULİA, GÜN İÇERİSİNDE DE BOL MİKTARDA PAPATYA ÇAYI İLE SÜT TÜKETİYOR. SALATAYA BÜYÜK ÖNEM VEREN GÜZEL YILDIZ, MEYVE OLARAK DA KARPUZDAN VAZGEÇMİYOR.

 

 

Hollywood dünyasının en sağlıklı beslenen isimlerinden biri Julia Roberts. Kırmızı et yemeyen Roberts, bu nedenle sebze, meyve, balık ve tavuk ile besleniyor. Formunu korumak için en büyük sırrın, küçük lokmalar halinde yemek yemek olduğunu söyleyen Julia, zeytinyağından başka bir yağı da evine kesinlikle sokmuyor.Julia Roberts deyince akla ilk gelen şey, hafızalardan çıkmayan mükemmel bir gülümseme. ''Özel Bir Kadın'' filmiyle milyonların gönlünde taht kuran Roberts'ın kalbinin sahibi ise, ikiz bebekleri. Güzelliğinden çok sempatikliğiyle anılan Julia, yüz güzelliğine önem veriyor. Yüz güzelliği için sağlıklı ve mutlu olmanın şart olduğuna inanan ünlü oyuncu, herkese ''Yaşamın tadını çıkartın'' tavsiyesinde bulunuyor.
İrlanda asıllı bir ailenin kızı olarak Atlanta, Georgia'da doğdu; ama Georgia'nın küçük bir kasabası olan Smyrna'da, annesi Betty-Lou ve babası Walter ile birlikte büyüdü. Annesi oyuncu ve kilise sekreteri; babası ise elektrik süpürgesi satıcısı, yazar ve oyuncuydu. Julia, üç kardeşin en küçüğü; abisi Eric Roberts ve ablası Lisa Roberts vardır.
Julia trajik bir çocukluk dönemi geçirdi.Yalnızca dört yaşındayken, mali güçlükler yüzünden annesiyle babası ayrıldı.Babası Walter on altı yaşındaki oğlu Eric'le birlikte Atlanta'ya geri taşınmaya karar verirken, Betty-Lou iki kızıyla birlikte Smyrna'da kaldı.Julia on yaşındayken, Mart 1978'de, babası kanserden öldü.Okulda, çocuklar kalın gözlüğü ve büyük ağzı yüzünden onunla alay ettiler.O, büyük ağzını kabullendi ve ağzını markası yapmaya karar verdi.Kontakt lens kullanarak, kalın gözlüğüyle sakladığı ela gözlerini ortaya çıkardı.Julia, uzun olduğunu hiç saklamayı denemedi.Boyu, onu daha mükemmel yapıyordu.
17 yaşına geldiğinde, liseyi bitirip oyuncu olma isteğiyle New York’ta yaşayan, oyuncu kız kardeşinin yanına taşındı. Bir süre çeşitli ajanslarda modellik yaptıktan sonra, 1986 yılında, erkek kardeşinin yönetmen Eric Masterson’u ikna etmesiyle, ilk oyunculuk denemesini “Blood Red” adlı bir filmle gerçekleştirdi.
Bu arada “Crime Story” adlı TV dizisinde de rol alan aktris, yine aynı yıl “Satisfaction” ve “Mystic Pizza / Mistik Pizza” filmlerinde rol aldı. Sanatçı, 1988 yapımlı “Mystical Pizza / Mistik Pizza” filminde canlandırdığı küçük bir pizza dükkanında çalışan Portekizli bir garson karakteriyle ilk çıkışını yaptı ve dikkatleri üzerine çekmekte gecikmedi.
Julia Roberts, 1989 yılında, “Stell Magnolias” filmindeki performansıyla Altın Küre En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü’nü kazandı ve yine aynı filmle Oscar’a aday gösterildi. Bir yıl sonra, Garry Marshall’ın yönetttiği, 1990 yılının en çok hasılat yapan filmi “Pretty Woman / Özel Bir Kadın”da Richard Gere ile başrolü paylaştı. Milyoner bir adamın kalbini çalan bir fahişeyi canlandırdığı rolü ile En İyi Kadın Oyuncu dalında Altın Küre ve British Academy ödüllerini kazandı, ayrıca En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar’a aday gösterildi. Roberts, bu film sayesinde tüm dünyaca tanınan bir ünlü oldu ve Hollywood’da da yıldızların arasında kendisini kabul ettirdi.
1991 yılında Sleeping With The Enemy adlı gerilim filminden sonra Steven Spielberg'in "Hook" adlı filminde canlandırdığı fantastik çocuk kahramanı rolüyle izleyicilerini düş kırıklığına uğratarak bir anda yönetmenlerin korkulu rüyası olan Roberts, Robert Altman'ın 1992 yapımlı "The Prayer" filmi ile prestijini kurtardı. Yeni, genç yüzlerin Hollywood sinemasını istila etmesi ile rakipleri ile dişe diş bir mücadeleye giren Roberts, Denzel Washington ile başrollerini paylaştığı ve bir hukuk öğrencisini canlandırdığı, 1993 yapımlı "The Pelican Belief" filmi ile beklediği başarıyı yakalayamadı. Bu filmden sonra tanıştığı şarkıcı Lyle Lovette’le evlendi fakat 21 ay sonra boşandı.
Bir süre, gişede hayal kırıklığı yaratan filmlerde boy gösteren Roberts, 1995 yılında eleştirmenler tarafından fazla beğenilmeyen "Something To Talk About" ile, Woody Allen'ın yönettiği, müzikal komedi olan "Everyone Says I Love You" gibi filmlerde başarılı sayılabilecek bir oyunculuk gösterdi. Yeniden romantik komedilerin aranılan kadın oyuncusu haline gelen Julia Roberts, Cameron Diaz'ın da yer aldığı "My Best Friend's Wedding / En İyi Arkadaşım Evleniyor" filmi ile büyük sükse yapan yıldız, bu filmle Altın Küre Ödülü’ne aday gösterildi. Yakaladığı trend ile birlikte ücreti de artan yıldız oyuncu, aynı ücreti aldığı Mel Gibson ile "Conspiracy Theory / Komplo Teorisi" adlı filmde yer aldı.
İnsanların kalp güzelliğinin yüzüne yansıdığını düşünen Julia, bu nedenle kadınlara ailelerine önem vermelerini ancak diğer insanları da aileleri kadar çok sevmelerini öğütlüyor.
Annelikle başa çıkabilmek...
Gençlik yıllarında formunu korumak için aç gezdiğini söyleyen Roberts, şimdi bu kararından ötürü bin pişman. Aç kaldığı için midesiyle ilgili büyük problemler yaşayan Julia, özellikle ikizlerini kucakladıktan sonra sağlıklı beslenmeye yönelmiş. Tam bir yoga delisi olan güzel yıldız, ''Anneliğin yüklediği sorumluluklarla başa çıkabilmek için ya yoga ya da mutlaka egzersiz yaparak beyninizi dinlendirin'' diyor. Dişleri için adaçayı
Kadınların yüzleri ne kadar güzel olursa olsun gülümsemedikleri takdirde asla etkileyici olamayacaklarını savunan ünlü oyuncunun hemcinslerine en büyük tavsiyesi ise, gülümsemek. Ancak güzel bir gülümseme için sağlıklı ve beyaz dişlerin şart olduğunu söyleyen Roberts, bu nedenle diş bakımına büyük önem veriyor. Dişlerini hem diş macunu hem de beyazlatıcı jel ile fırçalayan Roberts'ın diğer bir sırrı ise, limonlu adaçayı. Adaçayına karıştırılan limonun dişlerini bembeyaz yaptığını dile getiren güzel yıldız, her gün mutlaka 2 bardak bu çaydan içiyor. Ekmeğini kendisi yapıyor Hollywood dünyasının en sağlıklı beslenen isimlerinden biri Julia Roberts. Kırmızı et yemeyen Roberts, bu nedenle sebze, meyve, balık ve tavuk ile besleniyor. Formunu korumak için en büyük sırrın, küçük lokmalar halinde yemek yemek olduğunu söyleyen Julia, zeytinyağından başka bir yağı da evine kesinlikle sokmuyor. Asla fırından ekmek almayan güzel yıldız, kendi ekmeğini de kendisi pişiriyor. Sabah kalktığında ilk işi ılık bir bardak su içmek olan Julia, gün içerisinde de bol miktarda papatya çayı ile süt tüketiyor. Salataya büyük önem veren güzel yıldız, meyve olarak da karpuzdan vazgeçmiyor. Küçük porsiyonlarla az miktarda öğün yiyen Julia, bol miktarda protein almaya da özen gösteriyor. Gün içerisinde en az 2 yumurta yiyen Roberts, bunun yanında da bol bol tavuk tüketiyor.

 

 

 

 

 

 


CSS
Flash
image
Web Gallery
 

Bu ayın tarifleri

Bu sayıda neler var

Cafe Brown Bistro-Cafe

Brown Bistro-cafe eşsiz lezzetlerin yanı sıra...

Sibel Polat yazıyor

Sağlığınız için ara öğünlere dikkat ediniz....

Mucizenin adı doğa

Doğada muhakkak her hastalığa rahatsızlığa...

Modası Geçmeyen bir olgu modo

Moda kelimesinin etimolojik anlamı...

Mutluluk

Mutluluğu hep erteleriz...